Uçak Yolculuğu İle İlgili Bilinmesi Gerekenler


Sağlıklı Uçak Yolculuğunun Kurallari


         


 

Uçak seyahatinin gündelik hayatımızda giderek yaygın olarak yapılır hale gelmesi ile birlikte, uygulanabilecek basit önlemlerin bilinmesi uçuş sırasında ya da uçuş sonrasında ortaya çıkabilecek problemlerin önlenmesi için gereklidir.

Uçak yolculuğu ile ilişkili problemleri ve yapılması gerekleri aşağıdaki gibi özetleyelebiliriz:

Jet Lag

Jet lag sendromu, hareket edilen noktayla varılan nokta arasındaki saat dilimleri farkına bağlı olarak uzun uçuşlar sonrasında ortaya çıkan, yorgunluk ve uyku bozukluğu hissidir. İnsanların biyolojik gece-gündüz döngüsünün zaman farklılıkları nedeniyle gece-gece ya da gündüz-gündüz şeklinde karşılaşmasına bağlı olarak uzun yolculuklardan sonra görülebilen bir problemdir. Genellikle 2 gün ile 2 hafta arasında yeni zaman dilimine adaptasyon olmakla birlikte, sık yolculuk yapanların daha kolay adapte oldukları düşünülmektedir. Bununla birlikte her insanın fiziksel yapısı farklı olduğu için ortaya çıkan bulgular ve şiddeti farklı olabilir.

"Jet Lag" İçin Önlemler

Uçak Konforu ve Uyku

Çoğu yolcu, uçak yolculuğu esnasındaki çeşitli motor sesleri, çocuk ağlamaları ve özellikle 35000 feet (yaklaşık 10668 metre) gibi yüksek irtifadaki güneş ışığının çok parlak olması nedeniyle uyuyamamaktadır. Bununla birlikte bacak hareketleri için yeterli mesafe olmaması, uçağın soğuk olması, ayakkabıların dar olması ve dik pozisyonda olmak gibi birçok neden de uykuyu zorlaştırmaktadır.

Bunun için yapabileceğiniz birkaç önlem:

Derin Ven Trombozu (Toplardamar Tıkanıklığı - DVT)

Uzun süreli, sabit olarak hareketsiz kalmak, çoğunlukla bacaklardaki büyük toplardamarlarda pıhtı oluşmasına bağlı damar tıkanıklığına neden olabilir. DVT sonrası akciğer damarlarına pıhtı koparak ulaşabilir ve hayatı tehdit edici bir durum olan “pulmoner tromboembolizm” e neden olabilir.

Burada nedenin uzun süreli hareketsiz pozisyonda kalmak ve kan akışının yavaşlaması olarak gösterilmektedir. Özellikle 4 saati aşan uçak yolculuklarında DVT riskinin iki katına çıktığı bildirilmektedir. Bu şekilde uzun süreli yapılacak olan uçak, otobüs ya da tren yolculuklarında DVT riski bulunmaktadır.

Hareketsiz olarak yapılan yolculuk süresinin uzun olması haricindeki DVT için diğer ek risk faktörleri:

Çeşitli çalışmalarda, varis çoraplarının ya da sıkı çorap giymenin DVT riskini azaltabileceği vurgulanmıştır. Yeterli miktarda alkolsüz içeceklerin içilmesi DVT riskini yine azaltabilmektedir. Uçuş öncesinde aspirin alınmasının DVT riskini azaltabileceği ile ilgili tartışmaların yanında zararları olabileceği de vurgulanmaktadır (Konu ile ilgili faydalı bir ingilizce web sitesi: Civil Aviation Authority (Sivil Havacılık Otoritesi)). DVT risk faktörleri olmadığı sürece medikal tedavinin gerekli olmadığı görüşü daha yaygın kabul görmektedir

DVT riskinin egzersizle azaltılması mümkün!

Harekesiz kalmak DVT için en büyük risk olduğundan seyahat esnasında ayağa kalkarak zaman zaman yürümek önerilse de; kalabalık bir uçak içerisinde ve sınırlı bir yürüme alanında çok kolay uygulanamayacak bir öneri...

Otururken yapabileceğiniz gezersiz hareketlerinin DVT riskini azaltmasa da uzun yolculuk esansındaki eklem ağrılarını azaltabileceği, stresi azaltabileceği ve yolculuk esnasındaki uyku kalitesini arttrabileceği belirtilmektedir. Birçok havayolu şirketi, uçuş bilgisi olarak çeşitli egzersiz ve germe hareketlerini yolcularına önermektedir. Bu egzersiz hareketlerinin TAP Portekiz Havayolları Şirketi' nden alınan bir örneğini görmek için lütfen tıklayınız >>

Her saat başı su içilmesini, koltuktan kalkarak dolaşılmasını ya da saat başı birkaç defa ayağa kalkıp oturulmasını önerenler de bulunulmaktadır.

Uçuş Korkusu

Biçok insanın uçak yolculuğu ile ilgili anksiyetesi bulunmaktadır. Uçuş korkusu, yılan ve örümcek korkusundan sonraki üçüncü en yaygın korkudur. Uçuş korkusu, bazen uçak yolculuğu ile ilgili geçmişteki kötü bir anıya bağlı olarak ya da uçağın havalanması ile ortaya çıkan duygusal bir reaksiyondur.

Uçuş esnasında soluk almaya ve vermeye konsantre olmak uçuş korkusunu azaltabilir. Yavaş, kibarca ve derin nefes alıp daha sonra aynı şekilde nefes vermeye çalışmak faydalı olabilir.

Seyahate çıkmadan önce ağır ve yağlı yemeklerin yenmemesi; uçuş personelinin gerekli eğitim ve donanıma sahip olduğunun ve seyahat açısından ölüm oranlarının karayolu ile seyahattekinden çok daha düşük olduğunun bilinmesi uçuş korkusunun önlenmesi açısından faydalı olabilir.

Herşeye rağmen uçak yolculuğu esnasında anksiyetesinden kurtulamayanlar için yolculuk öncesi sakinleştirici ilaçları önerenler bulunsa da yabancı kaynaklarda alkol ve ilaçların yolculuk öncesi alınmasında sakıncaların olduğu belirtilmektedir.

Barotravma (Basınç travması)

Uçağın yükselme ve alçalma dönemlerinde, dış ortam basınç değişikliklerine bağlı olarak kapalı vücut ortamları olan orta kulak ile sinüsler barotravmaya maruz kalabilmektedir.

Özellikle uçağın inişi esnasında hızla artan dış basınca karşılık orta kulaktaki basınç eşitlemesi olmazsa, kulak zarı giderek içeriye doğru esnemekte ve bazen delinebilmektedir. Yine sinüslerde de dış basınç artığında (uçak alçalırken) barortravma olabilmektedir. Uçağın kalkışı esnasında dış basınç azalırken kapalı boşluklar olan sinüs ve orta kulaktan pasif olarak hava dışarıya çıkabilirken tam tersi durum olan alçalma esnasında orta kulağa aktif hava pompalanması gerekmektedir. Yutkunma esnasından açılan östaki tüpü, uçağın inişi esnasında çok önemli bir role sahiptir. Özellikle iniş sırasında düzenli yutkunmak, su içmek ve sakız çiğnemek faydalı olmaktadır.

Üst solunum yolu enfeksiyonu esnasında, burun akıntısı ya da burun tıkanıklığına neden olan polip, allerji gibi durumlarda uçak yolculuğu yapmak sakıncalı olabilmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonu esnasında uçak yolculuğu yapılacaksa; grip ilaçları almak, uçuş öncesi burun içi dekonjestan sprey ve deniz suyu uygulaması yapmak faydalı olmaktadır.

Uçağın alçalması esnasında valsalva manevrası (burun deliklerinin kapatılarak, derin nefes alıp, buruna hava göndermeye çalışmak ve böylece kulaklara basınç uygulanmasını sağlamak) aralıklı olarak yapılsa da bu manevrayı yaparken dikkatli olmak gerekmektedir. Aynı anda fazla miktarda hava kulaklara pompalanmakta ve hızla ve zorlu bir manevra ile kulak zarları zedelenebilmektedir.

Otovent burun balonları özellikle Amerika' da orta kulak sıvısı olduğunda kullanılmakta ve östaki tüpü iyi çalışmayan insanlarda uçağın inişi esnasında kullanılabileceği bildirilmektedir.

Kulağınız uçak yolculuğu sonrası duymuyor ve ağrıyor mu?

Barotravmanın semptomları, kulak zarı ve orta kulakta ortaya çıkan değişikliklerin miktarına göre değişmektedir. Normal kulak muayenesi, kulak zarında ufak kanamalı alanların olması ya da geniş bir kulak zarı yırtığı görülmesine kadar farklı bulgular saptanabilmektedir. Burun tıkalıyken uçak yolculuğu yapmaktan kaçınmak barotravma için şüphesiz ilk önlemdir.

Uçuş yolculuğundan sonra yine girip ilacı kullanılabilir ancak mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanının muayene etmesinde fayda bulunmaktadır... Kulak zarının yırtılması durumunda, orta kulağa su temasının önlenmesi sağlandığında çoğunlukla kulak zarı sorunsuz olarak iyileşmektedir.

Kaynaklar:

- CAA Aviation Health Unit; WHO Research into global hazards of travel (WRIGHT) project; "Health Issues of Air Travel", Roy L. DeHart Annual Review of Public Health, Vol. 24: 133 -151 (Volume publication date January 2003) 

- The Travel Doctor: in flight problems; "Airline Industry Overvierw" MIT (accessed 7 Nov 2011); BUPA; independenttraveler.com; John Wiley & Sons, Inc. (2006, April 19).

- Wearing Compression Stockings Reduces Risk Of DVT On Long-haul Flights. ScienceDaily; Long Haul Flight Tips from Matthew Eaves; Fear of Flying Help Course.

- Catharine Paddock PhD. (2011, November 9). "Tips For Healthy Flying." Medical News Today. http://www.medicalnewstoday.com/articles/237345.php.

 

Dr.Murat ENÖZ

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları & Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı

www.kulakburunbogaz.info