Gebelerdeki Yakınmalar, Rahatsızlıklar ...


              


 

PİKA: Besin değeri taşımayan veya sağlıksız maddelerin (kil,toprak, çamaşır sodası vb) yenilmesidir. Pika, besin değeri olan yiyecekler yerine, besin değeri olmayan maddelerin yer kaplayarak beslenmeyi engellediği için zararlıdır. Bu hastalara iyi beslenmenin önemi anlatılmalıdır.

 

SIK İDRARA ÇIKMA: Pelvis damarlarında genişleme ve hormon değişiklikleri idrar kesesi fonksiyonunun değişmesinden sorumludur. Gebeliğin geç döneminde büyüyen rahim ve bebeğin önde gelen kısmının idrar kesesi üzerine oluşturduğu baskı idrar kesesi kapasitesini azaltarak, idrara daha da sık çıkılmasına neden olmaktadır.

 

İdrarda yanma veya kan,iltihap hücresi bulunması sık idrara çıkmaya sebep olur. Yalnız bu durumlar enfeksiyon gelişiminin belirtisi olabilir ve tedavi edilmesi gerekir. . Bu yüzden gebede sık idrara çıkma şikayeti varsa idrar tahlili yaptırarak, bu durumun tedavi gerektirip gerektirmediği anlaşılır.

 

   

 

VARİS: Gebelikte bacaklar ve genital bölgede varis ortaya çıkabilir. Bu hastalarda aile hikayesinde varise sık rastlanır. Büyüyen rahim tarafından toplardamarlara uygulanan basınç, varislerin gelişiminde ana etkendir. Kilo arttıkça ve ayakta geçirilen süre uzadıkça daha belirgin hale gelirler. Varisler için bacakların hafif yukarıda tutularak dinlenilmesi ve elastik varis çorabı kullanılması önerilmektedir. Varise yönelik tedaviler (enjeksiyon, cerrahi) gebelikte yapılmamalıdır. Yüzeyel varisler nadiren daha derin varislerin hastalığına işaret eder. Bu hastalar derindeki toplardamarların tıkanmaması yönünde dikkatle izlenmelidir. Ayrıca varislerde şişlik,kızarıklık ve ağrı olması durumunda gebe doktora başvurması yönünde uyarılmalıdır.

 

EKLEM, SIRT AĞRISI: Pelvis kemikleri arasındaki eklemler gebelik dışı dönemde harekete izin vermez. Gebelikte hormonların etkisiyle bu eklemler az da olsa hareket edebilir ve bu sebeple kasık ve bel bölgesinde ağrılara sebep olabilir. Kalçayı saran bir korse veya kuşak ile birlikte yatak istirahati ağrıyı azaltabilir.

 

Sırt bölgesi eklemleri de gebedeki hormonal duruma bağlı olarak daha rahat hareket edebilir duruma gelir. Duruşun düzeltilmesi sırt ağrısını giderir. Lokal sıcak uygulamalar ve sırt masajı rahatlık sağlar. Sırt güçlendirici egzersizlerle daha iyi sonuçlar elde edilebilir. Analjezik desteği sağlanabilir.

 

BACAK KRAMPLARI: Nedeni bilinmemektedir. Ancak serum kalsiyum düzeylerinin düşmesi ve fosfor düzeylerinin artması sonucu ortaya çıkabilir. Tedavi amacıyla kalsiyum karbonat ve kalsiyum laktat tablet formundaki kalsiyum alımının arttırılması gerekir. Diğer bir seçenek, günde 300mg magnezyum sitrattır. Semptomatik tedavi, bacak masajı ve lokal ısı uygulamasıdır.

 

   

 

MEME AĞRISI: Vücuda sıkı oturan ve göğsü destekleyen iç çamaşırı ile ağrı azaltılabilir. Buz torbaları geçici olarak etki gösterebilir.

 

ELLERDE RAHATSIZLIK: Parmaklarda aralıklı uyuşma ve karıncalanma ile kendini gösterir. Gebe kadınların %5’inde görülür. Rahatsızlık akşamları ve sabah erken saatlerde en belirgindir. Gebelere bu yönde destek tedavisi verilmelidir.

 

REFLÜ: Gebelikte reflüye zemin hazırlayan durum, hormon kontrolüne bağlı olarak yemek borusunun alt ucunda, mide içeğinin yukarıya kaçışını engelleyen kas yapısının gevşemesi ve midenin rahim nedeniyle yukarı hareket etmesidir. Daha sık fakat az yemek yeme, eğilmeden ve yemekten sonraki 2 saatlik dönemde düz yatmaktan kaçınma ile hafifletilebilir. Reflü, gebenin psikolojik durumu ile de ilgili olduğu için gebe pozitif düşünmeli ve morali iyi olmalıdır. Bu önerilerle şikayetler azalmazsa antiasit preparatları önemli bir düzelme sağlayabilir.

 

KABIZLIK: Gebelikte mide-bağırsak sisteminin hormonal etkilenmesine bağlı olarak daha yavaş çalışması nedeniyle meydana gelir.Yeterli miktarda sıvı alarak, egzersiz yaparak, sebze-meyve tüketerek önlenebilir.

 

HEMOROİD (BASUR): Gebelik sırasında ortaya çıkmaları veya alevlenmeleri, genişlemiş rahimin toplardamar kan dönüşünü tıkaması sonucu anal kanal toplardamarlarındaki artan basınca ve gebelik sırasında kabızlığa olan yatkınlığa bağlıdır. Genellikle ağrı ve şişme lokal olarak uygulanan anesteziklerle, sıcak uygulamalarla ve dışkıyı yumuşatan ajanlarla hafifletilebilir.

 

 

 

BULANTI-KUSMA: Yüksek serum koryonik gonadotropin düzeyleri ile beraber gonadotropin seviyelerine paralel giden östrojen seviyelerinin, bulantı oluşumunu indüklediği düşünülmektedir. Sık aralıklarla az miktarda beslenilmelidir. Tuzlu, kuru (galeta, leblebi,peynirli tost,kraker vb) ve soğuk gıdalar tüketilmelidir. Uzun süreli açlıktan sakınılmalıdır. Gebe kendini kötü hissedeceği kokulardan ve baharatlı yiyeceklerden uzak tutmalıdır. Gebeler öğün sırasında sıvı tüketmemeli, çay ve kahveden, yağ içeriği yüksek besinlerden uzak durmalıdır. Kusmalar olduğunda potasyum kaybı olacağından muz, üzüm, kayısı gibi potasyumdan zengin beslenilmelidir. Bazen kusmaların şiddet ve sıklığı çok artabilir. Hiperemezis gravidarum olarak tanımlanan bu durumda anne adayına ilaç ve serum desteği yapılması amacıyla hastanede yatarak takip ve tedavisi gerekebilir.

 

YORGUNLUK: Gebeliğin erken dönemlerinde birçok kadın yorgunluktan şikayet eder ve uyku için daha fazla zaman ister. Bu durum genellikle gebeliğin dördüncü ayıyla beraber kendiliğinden düzelir ve özel bir nedeni yoktur. Progesteronun uyku getirici etkisine bağlı olabilir.

 

 

Jin.Op.Dr. Hakan PEKER

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

www.drhakanpeker.com