Çocuklarda Ağlayarak İstediklerini Yaptırma




Bebekler ağlamayı iletişim aracı olarak kullanır. İlk 6 hafta sık ağlar, sonra geceleri ağlamaya doğru kayar, daha sonra sadece beslenme öncesi ağlamaya doğru geçiş olur. Bebekler ihtiyaçları için ağlamak haber vermek durumundadırlar, zamanla ihtiyaçları karşılandıkça beklemeyi öğrenirler, ancak toplumsallaşma süreci 3 yaş gibi oluşmaya başlar ve bu dönemde iyi, kötü, kurallar ve beklemeyi öğrenme gelişmeye başlar.

 

1 yaş gibi hareket kabiliyetinin gelişmesiyle bebek özgürlük, özerklik,bağımsızlık için çabalarken, ebeveynler bebeğe zarar gelmesinden korkarak sınırlamalar getirmeye, kuralları öğretmeye çalışırlar. Çocuklar kuralları severler çünkü kuralsız bir dünya belirsiz ve tedirgin edicidir. Ebeveynlerin en büyük özellikleri çocuklara sevgi vermek, onların gelişmesi için gerekli ortamı sağlamak ve disiplin vermektir. Disiplin öğretici,düzenli davranış ve yetkinlik kazandırıcı yetiştirme demektir.ebeveynler kolaydan zora , yavaş yavaş sorumluluk vererek, eğitimi çocuğun hızına göre ayarlamalıdırlar. Nerede çocuğa yardım edeceğini, nerede güveneceğini bilmek önemlidir. Çocuk yetiştirmede yöntemler ve tutumlardan çok anne babanın kişiliği daha önemlidir.

Özellikle iki yaş gibi özerklik duygusu bağımsızlık bebekte oldukça belirgindir, hem anneye bağımlı hem özerk bir durumu vardır ,inatçılık ve ağlamalar bu dönemde sık görülür, kendi bedeninin kontrolünün kendisinde olmasını ister anne de çocuğunun kendi istediği zaman yemek yemesini,kendi istediği zaman tuvalete oturmasını bekler, çocuk kendi isteklerine aykırı düşen bu isteklere direnç gösterir. Çocuklar duygularını davranışlar aracılığı ile ifade ettiklerinden ağlamalar bu dönemde sıklaşır.Öncelikle bu dönemde çocukların hareketli, keşfedici ve karıştırıcı, ısrarcı ve tutturucu olduklarını bilmek gerekir, ancak bu olumsuz özellikler geçicidir, 3 yaş gibi daha uyumlu , kurallara uyan beklemeyi bilen bir çocuk ortaya çıkacaktır.



Bu Durumda Neler Yapılabilir?

  • Çocuk oynanmasını istenmeyen bir materyalle oynuyorsa yavaşça elinden alarak ilgisini çekecek başka bir oyuncak verilebilir

 

  • Çocuğa rahatça oynayabileceği, döküp saçabileceği ortam, bir yer ayrılmalıdır

 

  • Çocuğa sürekli yapma,elleme, koşma demekten sakınmak gerekir

 

  • Çok sıkı veya çok gevşek bir disiplin anlayışı çocuklara zarar verir

 

  • Olumlu davranışları ödüllendirilmeli, olumsuz davranışların tepki verilmeden sönmesi beklenmelidir

  • Çocuklar çok çabuk öğrenirler ve unutmazlar, diyelim ki bir çocuk şeker istedi , siz yemesini istemiyorsunuz ancak çocuk ağlamaya başladı ve siz ilk başta yasakladığınız şeyi ağlaması kesilsin diye verdiniz , işte burada olumsuz davranışı bilmeden ödülle pekiştirmiş oldunuz, ve çocuk ağlama yolu ile istediklerini yaptırabileceğini öğrenmiş oldu. Bu örnekte görüldüğü gibi ödüllendirmeyi yanlış yapmamak için öncelikle yasaklar konusunda kesin kararlı olmak ve tutarlı davranmak önemlidir. Tutarlı davranış için eşlerin ortak kurallarda anlaşmaları ve bunları uygulamaları önemlidir. Bizim toplumumuzda anne çalışıyorsa genellikle 1. dereceden yakınlar çocukla ilgilenirler, bunlarda genelde nine ve dedelerdir. Onlar çocuklara hem çok sevgiyle yaklaşırlar hem de ağlamalarına hiç kıyamazlar. Çocuk bunu anladığında hemen kullanmaya başlayabilir.

 

  • Çocuk her ağladığında istediğini yapmayarak bu davranışın işe yaramadığı ona gösterilmelidir.

 

 

 

  • Çocuğa korkutarak disiplin vermek kısa süreli işe yarar uzun vadede çok zararlıdır, kendini acındırma da ebeveynin güçsüzlüğünü ortaya koyabilir, çocuğa küserek karşılık vermek olgun bir davranış değildir.

 

  • Çocuk ağladığında başkalarının yanından ayrılarak ağlamasının geçmesi için dikkati başka noktalara çekilip ,sakinleşince konuşmak ve anlatmak önemlidir.

 


   

 

Sevda Sevimli Yurtseven

 

Uzman Psikolog

 

Aile ve Çift Terapisti

 

www.sevdayurtseven.com 

 

Özel Memorial Hizmet Hastanesi