Çalışan Anne ve Suçluluk Duygusu



 

Çalışan annelerin, çocuklarıyla olan ilişkilerinde yaşadıkları ‘çocuğuma yeterli zamanı ayıramıyorum, onunla ilgilenemiyorum’ ile başlayan suçluluk duyguları, bu duyguyla yapılmaya çalışılan doğal olmayan ilgi gösterilerini ve çocuğa gereksiz ödül vermeleri arttırmaktadır. Bu durum çocuğun kafasını bulandırmakta, ‘iyi gitmeyen bir şey var ‘ hissini çocuğa geçirmektedir. Eksiklik ve telafi duygusuyla yaklaşılan çocuk kızgınlıkla problemli davranış sergileyebilmektedir. Halbuki çocuk kadar ebeveynin de iyi zaman geçirmeye, ilişkilerinden keyif almaya ihtiyacı vardır.

 

  


Yoğun iş temposundan sonra eve gelen anneyi ev bakımı, beslenmenin ayarlanması, çocukla kaliteli zaman geçirilmesi, öz bakıma zaman ayırılması gibi pek çok ‘görev ‘beklemektedir. Asıl sorun da bu yaşamsal ,doğal aktivitelerin görev gibi algılanmasında yatmaktadır. Özellikle çocuk istiyor diye bir aktivitenin yapılması zorunluluğu, bu duygunun çocuğa geçmesi çocukta sıkıntılı bir süreç oluşturmaktadır. Çocukların en temel ihtiyaçları sevgi ve ilgidir, ancak bunun doğal şekilde verilmesi, karşılığında da alınması anne çocuk ilişkisinde temel güveni oluşturur ,sürdürülürse de pekiştirir.

 

 

 

Anne bir taraftan yemeği hazırlarken bir taraftan çocuğuna hatırını sorabilir, ne sorduğunuzdan çok nasıl sorduğunuz ilişkide önemlidir. Aceleyle tüm okul zamanının raporunu almak iyi bir ilişki şekli değildir. Çocuğa kendi durumunu da anlatmak, iş yerindeki yaşantılarını paylaşmak ,karşılıklı etkileşim halini oluşturabilmek önemlidir. Böylece bir arada geçirilen tüm zamanlar kıymetli hale gelir.

 

Eve geldiniz, yorgunsunuz, keyfiniz yok, ancak çocuğunuz oyun oynamak istiyor, bu durumda çocuğunuza durumunuzu anlatıp dinlenme isteğinizden bahsedebilmelisiniz. Annesi ile keyifli ilişkisi olan çocuk bu hayal kırıklığını tolere edebilecek totale baktığında ilişki olumlu özellikleri barındırdığından beklemeyi becerebilecektir.

 

 

 

Çalışan annelerin en büyük handikabı, zamanın sınırlı olmasına takılıp, yapılması gerekenleri aceleyle yapmak istemek ,belirledikleri şablonlara aile üyelerinin uymasını beklemektir. Halbuki sebze yemek istemeyen çocuğa illaki o akşam sebze yedirmeye çalışmak, inatlaşmak ve tartışmak yerine, hoşgörüyle yaklaşıp keyifli vakit geçirmek çocuk için daha doyurucudur.

 

 

 

Sevda Sevimli Yurtseven

 

Uzman Psikolog

 

Aile ve Çift Terapisti

 

www.sevdayurtseven.com 

 

Özel Memorial Hizmet Hastanesi